Türkiye’de Genç İşsizlik Oranında Dalgalı Seyir: Geleceğe Yönelik Beklentiler
Son yıllarda Türkiye’nin en önemli sosyo-ekonomik sorunlarından biri olmaya devam eden genç işsizliği, dönemsel düşüşlere rağmen genel olarak yüksek seviyelerde seyrediyor. Özellikle pandemi ve ekonomik dalgalanmalar, 15-24 yaş arasındaki gençlerin istihdama katılımını zorlaştırıyor.
| Yıl | Genç İşsizlik Oranı (Toplam) | Genç Erkek İşsizlik Oranı | Genç Kadın İşsizlik Oranı |
| 2021 | %25,3 | %21,8 | %31,8 |
| 2022 | %21,4 | %17,6 | %28,9 |
| 2023 | %17,4 | %14,3 | %23,2 |
| 2024 | %16,3 | %13,1 | %22,3 |
| 2025 (Ekim/Mevsim Arındırılmış) | %15,6 | %12,9 | %20,6 |
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 15-24 yaş arasındaki genç nüfusu kapsayan işsizlik oranı, son dönemde önemli dalgalanmalar gösterdi. Geçtiğimiz on yılın büyük bir kısmında yüzde 18 ile 25 bandında hareket eden bu oran, küresel krizlerin ve yerel ekonomik şokların etkisiyle zaman zaman kritik seviyelere ulaştı.
Özellikle 2020 yılında, COVID-19 pandemisinin küresel çapta işgücü piyasaları üzerindeki daraltıcı etkisiyle, genç işsizliği yeniden zirveye tırmanarak yüzde 25’i aşan değerler gördü. Bu dönemde işe alımların durması ve hizmet sektöründeki kısıtlamalar, gençlerin ilk iş deneyimlerini edinmelerini veya mevcut işlerini korumalarını güçleştirdi.
Ancak, pandeminin etkilerinin azalması ve 2021-2022’de başlayan ekonomik toparlanma süreciyle birlikte, genç işsizlik oranlarında nispi bir iyileşme gözlemlendi. Bu düşüşte, hükümetin uyguladığı istihdam teşvik paketleri ve ekonominin belirli sektörlerinde (özellikle teknoloji ve e-ticaret) artan talep etkili oldu.

Uzmanlar, genç işsizliğindeki kalıcı çözümlerin, sadece dönemsel teşviklerle değil, aynı zamanda eğitim sistemi ile işgücü piyasası arasındaki uyumsuzluğun giderilmesiyle mümkün olacağını vurguluyor. Yükseköğretim mezunu gençler arasındaki işsizliğin, genel genç işsizliğinin üzerinde seyretmesi, nitelikli işgücü arzı ile piyasanın talep ettiği beceri setleri arasındaki farkın altını çiziyor.
Gelecek dönemde, küresel yavaşlama beklentileri ve enflasyonla mücadele politikalarının yaratacağı ekonomik daralma riskleri, genç işsizliği üzerindeki baskıyı yeniden artırabilir. Gençlerin işgücüne daha etkin katılımını sağlamak için mesleki eğitim programlarının güçlendirilmesi ve girişimciliğin desteklenmesi kritik önem taşıyor.


Yorum gönder